HüLyaca

Tanım

Şafak vakti düşeceksin hayallerinin peşine, Sakın geç kalkma... Kaç mevsim kaldı şunun şurasında, Kaç bahar daha yaşayacaksın, Hayat kısa...


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım
* acilarparki
* alsah
* asivemavi36
* azra053
* blogcu
* blogcudestek
* blogdoktoru
* blogekle
* cartelburak01
* dobra2005
* esedereli
* fahri
* hussoloji
* ikizler
* maskeliduygular
* Morsevda
* neseli59
* neseli63
* serap73
* turkanka
* guvenavticaret
* aydinsever
* aysunsay
* kastamonuturk
* esatsolmaz
* paratoner
* seniseviyorumhaticem
* turgutdemir
* bereket
* sessizofke01
* carpidierm
* Ademix
* hayalim37
* errool
* tayfunca
* firatbag
* nesrin768
* melektugba
* ortaasya
* sevdavadisi
* fenerum
* muratcelikoglu
* yavuzlar
* kastamonum
* YapabildiklerimBunlar
* eylul6
* ipeksol
* cemmurat
* gitardagarcigi
* Ozdemir
* serttassevket
* dileks
* aqademic
* gemiciyim
* archobi
* Academy
* NazarBoncugux
* muratgultekin
* yoldas
* zafer815
* almanac
* hisleringizemi
* gulcaner
* captain07
* derinsozler
* GECEGUNESI81
* boti
* hepsibu
* SAKAL
* gulaymehmet
* opekmezci
* selogabrovo
* yazarnet
* yazarklip
* fallenangel04
* afyonlum003
* 18altigenclik
* ayvalikli
* ceylanceren
* bakma7
* cile
* dagli
* deliakrep34
* emreozmen
* fizikci47
* freesmiles
* hammos
* ilhanM
* izmirfenlisesi
* islamhukuku
* kasmel
* KUDUZZZZZ
* mahirvehbim
* mavibahce
* mavis667
* tam1manyak
* ramzuls
myspace layout

myspace layout

Canlı Tv İzlemek için Tıklayın

Sitemi Begendiyseniz Lütfen ''grrreat'' Tıklayınız. Counter

Günlük burçlar

Yorumcu.com hizmetidir


Yorumcu.com hizmetidir

blog layouts

blog layouts

MySpace Layouts

MySpace Layouts

MySpace Layouts

MySpace Layouts

MySpace Layouts

MySpace Layouts

MySpace Layouts

MySpace Layouts

MySpace Layouts

MySpace Layouts

Myspace layouts

Myspace layouts

Türkçe - Ýngilizce Sözlük
ç - ý - ð - ö - þ - ü
Kelime:

aranızda olamayacağım...

 

 

merhaba arkadaşlar..

 

uzun süre belki aranızda olamayacağım için üzgünüm..

yaklaşık bir haftadır baş dönme şikayetlerim vardı..

salı sabahı 31.10.2006 saat gece 01.30 arası evin içersinde yine şiddetli bir

baş dönmesine bağlı olarak ( baş dönmesimi baygınlıkmı algılayamadım )

kötü bir şekilde sol yüzümün üzerine yere düştüm..

Sonuclarını aranızda merak edenleriniz varsa sonuclar oldukca kötü oldu benim için :(

5 tane sol üstten azıya doğru giden dişlerim kırıldı ve dişlerim dudağımı kesmiş..

sol elmacık kemiğim ve sol omzum fena halde ezilmiş..

 

evde soku atlattıktan kısa bir süre sonra hemen acile gittik orda yüzümden ve omzumdan rontgen cekildi ve dudağıma 5 dikiş atıldı..

 

bu olay olmadan önce pazartesi sabahı 30.10.2006 günü doktora gitmiştim..

önce beyin cerahı ardından kulak burun boğaza..

sonrada fizikciye ve ordada bir sürü tahiler yapıldı rontgen emar cekildi..

baş dönmemin sebebi kulakla ilgiliymiş..

sonra yine bir başka kulak burun boğaza gittik biz emin olmak için..

kulakta bir sıvı varmış bu sıvının içersindede kristaller varmış, kristallerin yerinden oynamasıyla alakalıymış baş dönme şikayetlerim..

anlayacağınız kristaller yerinden oynayınca senide oynatıyormuş..

benim sag kulağımdaki kristallerim oynamış..

bunun ilaçı yokmuş yapılan bir kaç egzersisle geciyormuş 1 hafta 10 gün içerinde kristaller yerine oturuyormuş.. (inşallah)

tabi bunun yanındada bir sürü uyulması gereken öneriler..

bu yazıyıda dün ve bugün yatağımda  yataken yazdım sizlere arkadaşlar..

cok fazla kalkamıyorum zaten sürekli yatıyorum ancak yanımdakilerden tutunarak kalkıyorum yerimden..

inşallah allahın izniyle iyileşip toparlanınca aranızda yeniden olacağım..

herkes kendine cok iyi baksın..

 

HüLya...

 

 

 


Tarih: 13:04, Cuma, Ekim 3, 2006
Yorum (56) | Yorum yaz | Bağlantı

Cumhuriyet Bayramı...

 

CUMHURİYETİMİZİN 83.NCU YILDONUMU HEPİMİZE KUTLU OLSUN ...

 


Tarih: 00:35, Pazar, Eylül 29, 2006
Yorum (6) | Yorum yaz | Bağlantı

Hadi buyurun bakalım :)

 
Sürekli chat yapan eşine tuzak kuran Gülsüm A. kendisini başka bir kadın olarak tanıtıp yazışmaya başladı. Bir süre sonra buluşmaya giden Ömer A., karşısında eşini görünce şoke oldu. Evde tartıştığı eşini bıçakla yaralayan kıskanç kadın, üzerine de sıcak su dökerek haşladı.

TEKİRDAĞ’ın Çorlu İlçesi’nde oturan 3 çocuk annesi 36 yaşındaki Gülsüm A., bir fabrikada elektrik teknisyeni olarak çalışan 42 yaşındaki eşi Ömer A.’nın, sürekli internetteki sohbet sitelerine girmesi üzerine kendisini aldattığından şüphelendi. Eşinin girdiği sitelerini belirleyip üye olan Gülsüm A., kendisini eşine başka bir kadınmış gibi tanıttı. 1 ay boyunca eşiyle arkadaşlık sitelerinde konuşan ve e- posta gönderen Gülsüm A., Ömer A.’nın telefonla konuşma talebini gırtlak kanseri olduğu ve konuşamadığını söyleyerek reddetti.

Eşini görünce şoke oldu

Eşinin bilmediği yeni bir cep telefonu numarası alan ev kadını Gülsüm A., eşi Ömer A.’yla mesajlaşmaya başladı. İkili Bayramın 2’nci günü İstanbul Gaziosmanpaşa’da buluşmaya karar verdi. Buluşmaya giden Ömer A., 20 yıllık eşi Gülsüm A.’yla karşılaşınca şoke oldu. Burada bir süre tartışan çift, Çorlu’daki evlerine gitti. Çiftin evdeki tartışması, Ömer A.’nın Gülsüm A.’ya yumruk atmasıyla kavgaya dönüştü. Gülsüm A. da ekmek bıçağını eşine atarak göğsünden yaraladı. Ancak aldatıldığını bir türlü kabullenemeyen Gülsüm A., bir süre sonra çaydanlıkta kaynattığı suyu eşinin üzerine döktü. Hastaneye kaldırılan Ömer A. yoğun bakıma alınırken, kavgada burnu kırılan Gülsüm A. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
 
 
hurriyet.com.tr den alıntı

Tarih: 03:52, Cumartesi, Eylül 28, 2006
Yorum (15) | Yorum yaz | Bağlantı

Hediyelik fasulye ( Seni Seviyorum Diyemeyenlere )


Bir Japon firmasi 'hediyelik fasulye' yapmis. Fasulye tanelerinin uzerine lazerle 'seni seviyorum' lafini kaziyorlarmis. Nemli topraga gomulmus fasulyeyi alip uygun gordugunuz kisiye hediye ediyormussunuz. Bes gun sonra fasulye filizlendiginde de ortaya 'seni seviyorum' yazisi cikiyormus. Bu haliyle de elbette haber degeri var ama bir malumati eklersem sanirim daha da ilginc hale gelecek. Boyle bir urunu Fransiz yahut Brezilyali bir firma da uretebilirdi. Sonucta, ask mesk filan evrensel meseleler.
 
Fakat 'seni seviyorum' diyen fasulyelerin Japonya'da satisa cikmasi gayet Anlamli. Cunku orada ciftler birbirlerine asla 'seni seviyorum' Demiyormus! 'Hic oyle sey olur mu yahu?' tepkisi verdiyseniz yerden goge haklisiniz. Ilk duydugumda bana da inanilmaz gelmisti. Ama bizzat Japonlar'a dogrulattigim icin, 'vallahi de, billahi de, tillahi de demiyorlarmis' diye yemin bile edebilirim.
 
Tabii ki de Japonya'da 'seni seviyorum' demeyi yasaklayan bir kanun yok. Hatta 'ask'a karsilik gelen 'koi' diye bir sozcuk de varmis.Ancak kimse bunu kullanmiyormus! Bir Japon, askindan olse dahi en fazla 'suki desu' diyormus. Yani, 'senden
hoslaniyorum'. Onlara gore bunun nedeni, 'sevginin kelimelerle degil,davranislarla ifade edilmesi gerektigine inanmalari' imis.
 
Hadi bunu cok guzel aciklamislar. Kulaga bayagi hosgeliyor.
 
Peki Japonca'da 'canim, cicim, hayatim,tatlim, melegim' gibisinden sevgi sozcuklerinin hic olmamasina ne diyorsunuz?
 
'Seni seviyorum'u gectik, kimse kimseye 'kinali kuzum'da demiyormus yani! Evli ciftler birbirlerine, cocuklari olana kadar ''ano ne!'' (hey!), cocuklardan sonra, ''okaasan'' (anne) ve ''otoosan'' (baba), torun torba sahibi olduklarinda ise, 'oi!' (hey sen!) diye hitap ediyorlarmis. Bu konular icin deniyor ki, Japonlar ask iliskilerinde cok kor topal ilerliyor.
 
Yeni nesil asmak istese de gelenekler onlerinde Beton Bayrak olarak dikiliyor. Onlar da caresiz boyun egiyor. Boyle gelmis,boyle gidiyor.
 
Velhasili kelam, Japonlar'in 'seni seviyorum' diyen fasulyeleri aslinda toplumsal bir ihtiyacin itelemesinin sonucu.
 
Cok isteseler bile aliskin olmadiklari icin 'seni seviyorum' demeyi tuhaf buluyorlar. Kulturleri bu cumleyi hayatlarina almaya izin vermiyor. Onlar da problemi fasulye destegiyle cozmeye calisiyorlar iste. Acikcasi, ben bunlari ogrendigimde direkt, 'Ne mutlu Turkum diyene' demistim! Madem Turkuz, dogruyuz, sansliyiz, o halde hadi su Japonlar'a hava atalim. Lutfen simdi yerinizden kalkin yahut telefona elinizi atin ve sevginizi hak eden birine, 'Seni seviyorum' deyin.
 
Araniza fasulye sokmaya gerek duymadan.
 
(alıntı )

Tarih: 10:51, Cuma, Eylül 27, 2006
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

Hediyelik fasulye ( Seni Seviyorum Diyemeyenlere )


Bir Japon firmasi 'hediyelik fasulye' yapmis. Fasulye tanelerinin uzerine lazerle 'seni seviyorum' lafini kaziyorlarmis. Nemli topraga gomulmus fasulyeyi alip uygun gordugunuz kisiye hediye ediyormussunuz. Bes gun sonra fasulye filizlendiginde de ortaya 'seni seviyorum' yazisi cikiyormus. Bu haliyle de elbette haber degeri var ama bir malumati eklersem sanirim daha da ilginc hale gelecek. Boyle bir urunu Fransiz yahut Brezilyali bir firma da uretebilirdi. Sonucta, ask mesk filan evrensel meseleler.
 
Fakat 'seni seviyorum' diyen fasulyelerin Japonya'da satisa cikmasi gayet Anlamli. Cunku orada ciftler birbirlerine asla 'seni seviyorum' Demiyormus! 'Hic oyle sey olur mu yahu?' tepkisi verdiyseniz yerden goge haklisiniz. Ilk duydugumda bana da inanilmaz gelmisti. Ama bizzat Japonlar'a dogrulattigim icin, 'vallahi de, billahi de, tillahi de demiyorlarmis' diye yemin bile edebilirim.
 
Tabii ki de Japonya'da 'seni seviyorum' demeyi yasaklayan bir kanun yok. Hatta 'ask'a karsilik gelen 'koi' diye bir sozcuk de varmis.Ancak kimse bunu kullanmiyormus! Bir Japon, askindan olse dahi en fazla 'suki desu' diyormus. Yani, 'senden
hoslaniyorum'. Onlara gore bunun nedeni, 'sevginin kelimelerle degil,davranislarla ifade edilmesi gerektigine inanmalari' imis.
 
Hadi bunu cok guzel aciklamislar. Kulaga bayagi hosgeliyor.
 
Peki Japonca'da 'canim, cicim, hayatim,tatlim, melegim' gibisinden sevgi sozcuklerinin hic olmamasina ne diyorsunuz?
 
'Seni seviyorum'u gectik, kimse kimseye 'kinali kuzum'da demiyormus yani! Evli ciftler birbirlerine, cocuklari olana kadar ''ano ne!'' (hey!), cocuklardan sonra, ''okaasan'' (anne) ve ''otoosan'' (baba), torun torba sahibi olduklarinda ise, 'oi!' (hey sen!) diye hitap ediyorlarmis. Bu konular icin deniyor ki, Japonlar ask iliskilerinde cok kor topal ilerliyor.
 
Yeni nesil asmak istese de gelenekler onlerinde Beton Bayrak olarak dikiliyor. Onlar da caresiz boyun egiyor. Boyle gelmis,boyle gidiyor.
 
Velhasili kelam, Japonlar'in 'seni seviyorum' diyen fasulyeleri aslinda toplumsal bir ihtiyacin itelemesinin sonucu.
 
Cok isteseler bile aliskin olmadiklari icin 'seni seviyorum' demeyi tuhaf buluyorlar. Kulturleri bu cumleyi hayatlarina almaya izin vermiyor. Onlar da problemi fasulye destegiyle cozmeye calisiyorlar iste. Acikcasi, ben bunlari ogrendigimde direkt, 'Ne mutlu Turkum diyene' demistim! Madem Turkuz, dogruyuz, sansliyiz, o halde hadi su Japonlar'a hava atalim. Lutfen simdi yerinizden kalkin yahut telefona elinizi atin ve sevginizi hak eden birine, 'Seni seviyorum' deyin.
 
Araniza fasulye sokmaya gerek duymadan.

Tarih: 10:51, Cuma, Eylül 27, 2006
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->

MySpace Layouts

MySpace Layouts